Kategoriler

ELBİSTANCA SÖZLÜK

Marka
% 13
indirim
75,00 TL
65,00 TL
Adet
16 dakika içerisinde sipariş verirseniz bugün kargoda
Aynı Gün
Kargo
Stok
2 Adet

ALBISDANCAM İÇİN SÖYLÜYORUM: DİLİM BU SESLERİ TURNADAN M'ALDIN?
 
Albısdanca sözlüğü
 
Arif Bilgin'in hazırladığı "Elbistanca Sözlük", bir yandan bildiğimiz, her gün kullandığımız sözcüklerin Elbistan ağzında aldığı biçimleri bir yandan da Elbistan ve çevresine özgü olan sözcükleri veriyor bize.
 
Tahsin Yücel / Sözlük (14 Şubat 007, Çarşamba) MİLLİYET-Kitap eki
 
Elbistanlı, kasabasından bayağı uzak olan Kayseri'de kendisininkinden ayrı bir ağız konuşulduğu izlenimine varmaz, Şarkışlalı Aşık Veysel'i de kendi kasabasının bir ozanı gibi dinler. Ama arabayla üç saatte ulaştığı Malatya'da çevresine kulak verdi mi "Buranın ağzı bambaşka", der hemen; Gaziantep'te de öyle.
Elazığ'ın uzun çarşısından Muğla'nın Gümüşlük Köyü'ne, kimi biraz daha yakın kimi biraz daha uzak, nice ağızlarla karşılaşır daha böyle. Ama Allah'ına kurban olduğum Adana'nınki de içinde olmak üzere, tüm bu Anadolu ağızlarının ortak bir yanı vardır: Güzel bir türkü gibi dinlersiniz hepsini; biraz daha kulak verince de Türkçenin ileri bir evresini yansıttıklarını görürsünüz.
Ancak kimileri önlerinde hazır buldukları önyargıları öyle özümlemişlerdir ki böyle bir saptamaya gülerler. Önyargının öncülerinden biri de Ziya Gökalp'tır: Dilimizin geliştirilmesine ilişkin yanlış ve çelişkin görüşlerinden birini de sıkı bir beyitle ölümsüzleştirmiştir:
"İstanbul konuşması En sâf, en ince bize."
 
Dilin belirleyiciliği
Söylemek bile fazla, 'zevkler ve renkler tartışılmaz'; İstanbul ağzı da Diyarbakırlı düşünürümüze 'en sâf, en ince' gelebilir. Ne var ki, Anadolu ağızlarıyla karşılaştırıldığı zaman, onun hayran olduğu bu dil, hele bu dizeleri yazdığı dönemde, dilbilimsel açıdan az gelişmiş, kökenbilimsel açıdan da arılığını fazlasıyla yitirmiş bir konuşma dilidir.
Buna karşılık, Ankara, Çorum, Kayseri, Sivas, Elbistan, Gaziantep, Malatya ağızları doğal biçimde gelişmiş ve arılıklarını korumuş ağızlardır. Dilbilimcilerin 'en az çaba yasası' açısından bakılınca, Elbistan'ın 'geliyom'u İstanbul'un 'geliyorum'undan daha ileri bir aşamanın göstergesidir.
"İyi de nereden çıktı şimdi bunlar? İstanbul ağzının temel ölçüt durumuna geldiği, günümüzün iletişim koşullarının her alanda tek biçimliği desteklediği bir dönemde yerel ağızlara ağıt yakmanın sırası mı?" diyorsanız, hemen vereyim yanıtını.
Kaç gündür elimden bırakamadığım bir kitap, değerli öğretmen hemşerim Arif Bilgin'in "Elbistanca Sözlük"ü getirdi beni bu konulara. Bir yandan bu konulara getirirken, bir yandan da Elbistan'a, çocukluğuma, ilk gençliğime götürdü. Dilin belirleyiciliğini bir kez daha gösterdi bana.
 
Elbistan ve çevresi
Bu 350 sayfalık sözlük bir yandan bildiğimiz, her gün kullandığımız sözcüklerin Elbistan ağzında aldığı biçimleri (aari / eğri, aasik / eksik, gancık / kancık, gimi / gibi, ilaan / leğen, inne / iğne, vb.) bir yandan da Elbistan ve çevresine özgü olan sözcükleri veriyor bize:
Bayak (az önce), bartıl (rüşvet), çemkirmek ( yüksek sesle karşılık vermek), çiltim (küçük salkım), dıbık (hile), efilemek (hafiften yüreği çarpmak), galan (artık), galın (başlık parası), ganime (pek çok), pin (kümes), pisik (kedi), potuk (manda yavrusu), şor (laf), tama (hani ya), uluk (çürük), yaanni (sırt), yalbudak (çıplak), zillik (küçük balık), zurba (sürü). Say daha sayabilirsen!
Bu sözcükler karşısında, neredeyse kendiliğinden, öyle güzel, öyle şiirli tümceler oluşuyor ki beynimde; belleğimde öyle hoş deyimler beliriyor ki: "Habba potuk doordu, Godalı'ya goyurdu" gibi, "Gap'ardında yerim olsun, çomça tutan benim olsun" gibi.
Burada değil de oradayım sanki, çocukluk ve ilk gençlik günlerimi yeniden yaşıyorum. Sonra birden Veysel'in sazı için söylediğini ben de 'albısdancam' için söylemeye başlıyorum:
Dilim, bu sesleri turnadan m'aldı.

Kredi Kartı Tek Çekim
65,00 TL
Havale / EFT
65,00 TL
Kapıda Ödeme
65,00 TL + 5,00 TL ( Sadece Nakit )
İLGİLİ ÜRÜNLER